Hamilelik döneminde alınan kilolar ve vücutta meydana gelen değişiklikler anne adayının kıyafetlerinin

HAMİLELER NASIL GİYİNMELİ? (GEBELİKTE KIYAFET SEÇİMİ)
Hamilelik döneminde alınan kilolar ve vücutta meydana gelen değişiklikler anne adayının kıyafetlerinin tamamen değişmesine yol açar. Hamileliğin ilk 3 ayında anne adayı genellikle gebe kalmadan önceki kıyafetlerini giyebilir çünkü ilk 3 ayda kilo alımı çok az olur hatta hiç kilo alımı olmayabilir. 3. aydan sonra ise yavaş yavaş kilo artacak, karın büyüyecek, ayaklarda, bacaklarda ve kollarda şişme olacaktır. Bunlardan dolayı artık eski kıyafetlerden vazgeçip hamileliğe uygun yeni giysiler ve ayakkabılar seçmek gerekecektir.

Hamilelikte ne tür giyeceklerden kaçınmak gerekir?
– Beli sıkan sıkı giyecekler ve kemerler
– Naylon ve sentetik iç çamaşırları
– Sıkı ve sert sütyenler
– Yüksek topuklu ve ayağa tam oturan ayakkabılar
– Karın ve göbek kısmını sıkan kıyafetler
– Dar pantolonlar, bacağı sıkan çoraplar

Hamilelikte ne tür kıyafetler tercih edilmelidir?
– Eşofman
– Rahat ve geniş şortlar
– Bol t-shirtler, erkek t-shirleri giyilebilir
– Rahat elbiseler, hamilelikler, etekler
– Pamuklu iç çamaşırları ve rahat yumuşak sütyenler
– Ayakkabıların topuğunun 2-3 cm olması gebelikte en ideal olanıdır. Yüksek topuklu giyilmemelidir. Tamamen düz ve çok ince tabanlı ayakkabı yerine 2-3 cm kısa topuklu bir ayakkabı vücut dengesi açısından daha ideal olacaktır. Çünkü gebelikte bel çukurluğu artar ve anne karnındaki ağırlığı dengelemek için geriye eğilerek yürür, bunu dengelemek için ayakkabıda ufak bir topuk olması faydalı olur.
– Gebelikte ayaklarda ödem sık olduğu için ayakkabıların biraz geniş ve rahat olması gerekir.
– Hamileyken deniz veya havuza girilebilir, yüzülebilir, mayo veya bikini giyilebilir.

Hamilelikte giyilen kıyafetler ülkeler ve kültürler arasında çeşitli farklılıklar gösterir. 18. – 19.yüzyıllarda hamile kıyafetleri kadınların hamile olduğunun anlaşılmaması için tasarlanmıştır. Ancak günümüzde çoğu ülkede hamile kadınlar hamileliklerini gizlemek istemezler; hamile iken de kendilerini iyi gösterebilecek kıyafetler tercih ederler. Ayrıca günümüzde hamile kadınların büyük kısmı çalışmaya devam etmektedir. İş ortamı, spor salonu, hastane, hamile eğitim sınıfları gibi çeşitli sosyal ortamalarda bulunmaktadır. Bu nedenle hamile kıyafetleri de çok çeşitlilik kazanmıştır.

Distosi (dystocia) özetle doğumun anormal ve zor olması anlamına gelir

DİSTOSİ (ZOR DOĞUM)
Distosi (dystocia) özetle doğumun anormal ve zor olması anlamına gelir. Zor doğum veya anormal doğum, uzamış doğum, uzamış doğum eylemi, uzamış eylem, anormal eylem gibi isimler verilir. Doğumu zorlaştıran, doğumun gerçekleşme süresini uzatan, normal doğumun gerçekleşmesini engelleyen durumlara distosi denir. Bütün doğumların yaklaşık %10-20’sinde distosi ile karşılaşılır.

Distosi (zor doğum) nedenine göre üçe ayrılır:
1. Pelvik darlık (annenin doğum kanalında darlık) nedeniyle oluşan distosiler
2. Fetusu pozisyon, duruş ve gelişimsel anomalilerine bağlı distosiler: Fetusun makat veya transvers durması, başın asinklitik durması, başın defleksiyonu, oksiput posterior geliş, alın gelişi, yüz gelişi, bebeğin kilosunun çok fazla olması veya bebeğin başının karnının bazı anomalilerden dolayı aşırı büyük olması (hidrosefali, anensefali), ikiz doğumlarda kilitlenme
3. Uterin disfonksiyona bağlı distosiler: Uterusun kasılması doğumun ilerlemesi için itici güçtür, buradaki anormallikler doğumun ilerlemesinde yavaşlama veya duraklamaya neden olabilir. Hipotonik disfonksiyon, hipertonik disfonksiyon şeklinde görülebilir. Uterin disfonksiyon varlığında yani rahim kasımlamalarının yeterli ve uygun düzende gerçekleşememesi durumunda servikste yeterince açılma ve silinme meydana gelemez.

Omuz distosisi:
Doğumun son aşamasında yani bebeğin başının doğması sırasında omuzların annenin pelvik kemikleri arasında sıkışarak doğamaması olayıdır. Omuz takılması ismi de verilir. Bu konu hakkında ayrıntılı bilgiye buraya tıklayarak ulaşabilirsiniz.

Distosi (anormal doğum eylemi) için risk faktörleri:
– İleri anne yaşı
– Makrozomi
– Pelvik darlık
– Oksiput posterior pozisyon
– İlk doğum (nulliparite) : Omuz distosisi için multiparite risk faktörüdür.
– Kısa boy (150 cm’den kısa)
– Postterm gebelik (Günaşımı)
– Obezite, gebelikte aşırı kilo almak
– Daha önce zor doğum yapanlar (distosi öyküsü)
– Epidural analjezi uygulanması
– Aşırı sedasyon uygulanması

Distosi ile ilgili maternal komplikasyonlar:
– Uterus rüptürü
– Postpartum kanama
– Doğum kanalı, vajina ve serviks laserasyonları
– Rektovajinal ve vezikovajinal fistüller
– Doğum kanalında ve pelviste hematomlar
– Koryoamnionit
– Postpartum enfeksiyon
– Uterin atoni
– pelvik taban hasarı
– Peroneal sinir hasarı (doğum masasında uzun süre kalmaya bağlı bacaktaki sinire bası nedeniyle)

Distosi ile ilgili fetal komplikasyonlar:
– İntrakranial kanama, intraventriküler kanama, subdural kanama
– Sefal hematom
– Kaput suksadeneum
– Klavikula, humerus ve femur gibi kemik kırıkları
– Kafatası kırıkları
– Brakial pleksus sinir yaralanmaları
– Fasial sinir yaralanması
– Fetal ölüm

Uzamış doğum eylemi süresi (Doğumun duraklaması):
Annenin sancılarının başlamasından bebeğin tamamen doğmasına kadar geçen doğum süreci çeşitli evrelere ayrılır, bu evreler hakkında detaylı bilgiye buraya tıklayarak ulaşabilirsiniz. Burada belirtiler sürelerin normal sınırların üzerine çıkması durumunda doğum eyleminin uzaması veya duraklaması tabiri kullanılır ve distosi olduğuna dair belirtidir.
Uzamış doğum eylemi kriterleri:
– Latent fazın ilk doğumlarda 20 saat, sonraki doğumlarda 14 saatten uzun sürmesi uzamış latent faz olarak adlandırılır.
– Doğum eyleminin aktif fazında ilk doğumlarda saatte en az 1.2 cm, sonraki doğumlarda saatte en az 1.5 cm servikal açılma olmalıdır. Bu değerlerin altında olması doğumun yavaş ilerlediğini veya durakladığını gösterir. Sefalopelvik uyumsuzluk (CPD, BPU) yani annenin pelvik kemikleri ve bebeğin başı arasındaki uyumsuzluktan kaynaklanabilir.
– İlk doğumlarda bebeğin baş seviyesi saatte en az 1 cm, sonraki doğumlarda saatte en az 2 cm iniş göstermelidir.
– Tam açıklık olduktan sonra fetusun doğumuna kadar geçen süre (doğumun 2. evresi) nulliparlarda ortalama 50 dk, multiparlarda ortalama 20 dk sürer. Bu evrenin nulliparlarda 2 saatten fazla sürmesi, multiparlarda 1 saatten fazla sürmesi anormaldir. Spinal anestezi uygulanmışsa bu süre nulliparlarda 3 saat, multiparlarda 2 saat olarak sınır alınır.

Bütün sezaryenlerin yaklaşık %30 kadarı distosi nedeniyle gerçekleşmektedir. En sık sezaryen endikasyonu distosidir.

Ters duran bebekler ne zaman doğar

MAKAT GELİŞ, MAKAT DOĞUM (BEBEĞİN TERS DURMASI)
BEBEĞİN MAKATININ ÖNDE OLMASI
Bu durum normalde doğum kanalına başı ile giren bebeğin anormal olarak kalçası veya bacaklarıyla girmesidir. Yani normalde anne karnında bebeğin başı aşağıda olması gerekirken poposu aşağıda ise buna makat geliş (makat prezentasyon) denir. Gebeliğin ilk aylarında ve orta aylarında ters durduğu görülen bebekler çoğunlukla son aya kadar döner ve düz pozisyona gelirler. Makat geliş, doğum zamanı yaklaşmış gebelerin %3-4`ünde gözlenir.

Sebepleri, risk faktörleri:
– Prematürite en önemli risk faktörüdür.
– Polar plasentasyon (Plasenta previa veya fundusta yerleşim)
– Oligohidramnios
– Polihidramnios
– Miyotonik distrofi
– Konjenital anomaliler (Hidrosefali, anensefali)
– Kromozomal anomaliler (Trizomi 21, 28, 13)
– İkiz, üçüz gebelik
– Grand multiparite (5’ten fazla doğum yapmış olmak)
– Daha önce makat doğum yapmış olmak
– Uterin anomaliler
– Pelvik tümörler

makat geliş, makat prezentasyon
Resmi büyütmek için üzerine tıklayın

Makat gelişinin kalça ve ayak durumuna göre 3 tipi vardır: Saf makat=en çok görülen tiptir , tam makat, ayak geliş.

Doğumdan önce yapılan ultrasonlarda bu durum anlaşılabilir. Eskiden makat geliş izlenen bebekleri doğumdan önce baş aşağı çevirmek için “eksternal sefalik versiyon” denen yöntem uygulanırmış fakat günümüzde uygulanmamaktadır çünkü bebeğe zarar verme riski çok fazladır.
Makat geliş olan gebelikler çeşitli kriterler göre normal yada vajinal yoldan doğurtulabilmektedirler. Her zaman aşağıdaki kriterler yeterli olmayabilir, her doğumda olduğu gibi annenin muayenesi ve ultrason değerlendirmesi kararı belirler. Günümüzde makat geliş saptanan bebekler çoğunlukla sezaryenle doğurtulmaktadır, bazen risk saptanmadığında özellikle daha önce doğum yapmış bayanlarda normal doğum yaptırılmaktadır.

Normal (vaginal) doğum şu durumlarda önerilmektedir:
Saf makat tipinde, 34 haftanın üstünde olanlar gebelikler, tahmini doğum ağırlığı 2000-3500gram arasında ise, bebeğe ait doğumsal hastalık yok ise, doğum eylemi ilerlemiş ise, anne pelvisi dar değilse.

Makat doğumlarda Pinard manevrası, Mauriceau manevrası, Modifiye Praque manevrası gibi çeşitli manevralar uygulanabilmektedir.

Sezaryen şu durumlarda önerilir:
Tam makat gelişi, ayak geliş, erken doğum, iri bebek, ciddi IUGR, başın hiperekstansiyonda olması, pelvik darlık

Makat doğumun (ters doğum) komplikasyonları, riskleri:
Bebeğin ters durması halinde normal gebeliklere göre artan bazı riskler ve tehlikeler aşağıda sıralanmıştır, bu tehlikeler makat gelen yani ters olarak doğan bebeklerin hepsinde gerçekleşmez sadece risk artışı söz konusudur.
– Kordon sarkması
– Zor doğum (Distosi)
– Sezaryen oranında artma
– Doğum kanalında laserasyon
– Uterin atoni
– Fetusta humerus, klavikula, femur kırığı
– Brakial pleksus yaralanması
– Fetusta testis hasarı, beyin hasarı, intrakranial kanama, asfiksi

Gebelikte bebeğin ters durması nasıl anlaşılır?
Anne adayının kendisinin bunu anlaması mümkün değildir. Bebeğin makatı mı kafsı mı aşağıda anlamak için ultrason yapılması yeterlidir. Ultrason muayenesi kadar net bilgi vermese de elle alttan muayene ile de anlaşılabilir bazen.

Ters duran bebek nasıl döner?
Hamilelikte anne karnında ters duran bebeklerin önemli bir kısmı ilerleyen aylarda kendiliğinden düzelir. Bebeğinn düzelemesi için annenin veya doktorun yapabileceği bir şey yoktur, bebek kendi kendine dönebilir. Bebeği düzeltmek için yani baş aşağı dönmesi için anne karnına baskı uygulanması, tehlikeli hareketler yapılması sakıncalıdır. Gebelik ayları ilerlerdikçe bebek daha fazla büyüdüğü için rahim içerisinde alan daralır bebeğin dönme şansı azalır, yine de gebeliğin son günlerinde dahi dönen bebekler olabilmektedir.

Bebeğin ters gelmesi halinde ne yapmalı?
Gebelikte başka bir problem yoksa gebelik takiplerine düzenli devam etmek ve bebeğin dönüp dönmmesine göre doktorunuzla birlikte doğum şekli hakkında görüşmek dışında yapılabilecek bir şey yoktur.

Ters duran bebekler ne zaman doğar?
Hamilelikte bebeğin ters durması doğum süresini değiştirmez. Ters duran bebeklerin erken veya geç doğma riski daha fazla değildir, ortalama doğum süresi düz duran bebekler ile aynıdır. Ters gelen bebeklerin de çoğu 37-40 hafta arasında normal doğum veya sezaryen ile dünyaya gelir. 37 haftadan önce doğum gerçekleşmesine erken doğum denir. Gün geçmesi (gün aşımı) 41-42 haftanın dolmasına rağmen sancıların başlamamasına denir, bu durumda aynı düz duran bebeklerdeki uygulamalar geçerlidir, ancak makat gelen bebeklerin gün geçmesi halinde sezaryen ameliyatı ile doğurtulmaları daha olasıdır.